Altın

277.0770

% 0.005

Dolar

5.7000

% 0.000

Euro

6.2650

% 0.000

Sterlin

7.0760

% 0.000

Frang

5.7000

% 0.000

Yen

0.0523

% 0.000

Ruble

0.0898

% 0.000

Riyal

1.5050

% 0.000

İngiltere’de Brexit senaryoları: Yarınki kritik oylamanın olası etkileri ne olacak?

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkacağı tarihe 10 hafta kaldı. Aşırı sağ akımlar hariç kimse anlaşmasız bir Brexit istemiyor. Ancak, Başbakan Theresa May’in AB’den çıkış anlaşmasının da geleceği karanlık. Anlaşma Parlamento’dan geçmezse, Brexit sürecinin ne yönde ilerleyeceği de belli değil. Sürecin önündeki bütün yollar çok sorunlu bir yere çıkıyor. Theresa May kontrolü elden kaçırıyor. Geçen Çarşamba günü…


İngiltere’de Brexit senaryoları: Yarınki kritik oylamanın olası etkileri ne olacak?
Uzmanfx

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkacağı tarihe 10 hafta kaldı. Aşırı sağ akımlar hariç kimse anlaşmasız bir Brexit istemiyor. Ancak, Başbakan Theresa May’in AB’den çıkış anlaşmasının da geleceği karanlık. Anlaşma Parlamento’dan geçmezse, Brexit sürecinin ne yönde ilerleyeceği de belli değil. Sürecin önündeki bütün yollar çok sorunlu bir yere çıkıyor. Theresa May kontrolü elden kaçırıyor.

Geçen Çarşamba günü İşçi Partisi’nden Yvette Cooper’in inisiyatifiyle meclise sunulan finansman yasası, AB’den bir anlaşma olmadan çıkılması durumunda May hükümetinin yapacağı harcamaları Parlamento’nun onayına bağlıyordu. Parlamento finansman yasası tasarısını 296’ya 303 oyla, Avrupa Birliği’nden anlaşmasız çıkmayı iyice zorlaştıracak yönde onayladı.

Uzmanfx

Perşembe günü bu kez Muhafazakâr Parti’den Dominic Grieve’in, Başbakan’dan eğer AB ile yaptığı anlaşma meclisten geçmezse üç gün içinde yeni bir öneriyle, “bir B planıyla” gelmesini talep eden önerisi, 297’ye 308 ile onayladı. Böylece Başbakan 24 saat içinde iki oylamayı kaybetmiş, Parlamento’da yaptığı anlaşmaya karşı kararlı bir çoğunluk olduğunu görmüştü.

Adeta Meclis ile hükümet arasında bir mücadeleye ve Brexit sürecinde Parlamento’nun adım adım kontrolü ele geçirmeye başlamasına şahit oluyorduk. Bir yorumcuya göre, parlamenter demokrasi (meclis) ile doğrudan demokrasi (halk oylaması) rekabet içindeydi.

Yarın Parlamento büyük bir olasılıkla Theresa May’in AB ile yaptığı anlaşmayı reddedecek ve ortaya çok garip bir durum çıkacak.

Meclis çoğunluğunun hem May’ın yaptığı anlaşmaya hem de anlaşmasız çıkmaya karşı olduğu anlaşılıyor. Ancak ortada, AB’den çıkmanın bir başka türüne ilişkin bir başka seçenek önerisi de yok.

İşçi Partisi’nin yaklaşımı ve tabanı

Çarşamba akşamı İşçi Partisi’nin Brexit Sözcüsü Keir Starmer’in Parlamento’daki konuşmasında “Biz bu işi 50. Maddenin tanıdığı zaman içinde tamamlayamayacağız, en iyisi süreyi uzatmak olacak” sözleri şimdilik tek akla yakın ve en azından İşçi Partisi’nin yaklaşımında öne çıkmaya başlayan bir olasılık olarak görünüyor.

Diğer taraftan, kamuoyu araştırma kurumu YouGov’un geçen hafta açıklanan bir araştırması, Brexit taraftarlarının önemli bir bölümünün fikir değiştirmeye başladığını, “Kalma” kampına doğru yüzde 6 gibi çok güçlü bir kaymanın söz konusu olduğunu gösteriyordu. Bir başka kamuoyu yoklamasına göre, İşçi Partisi üyelerinin yüzde 80’ine yakın bir kesimi “Kalma” seçeneğinden yanaydı.

AB’den çıkma sürecini durdurmak isteyenlerin, Brexit sürecinin içine girdiği çıkmazdan, yüzde 6’lik kaymadan yararlanabilmeleri için eninde sonunda Parlamento, 2. Halk oylamasına ilişkin olumlu bir kararı geçirmeleri gerekiyor. Parlamento halen bu noktadan uzak. 2. Halk oylaması için henüz bir meclis çoğunluğu yok. Ancak ortadaki olası önerilerin de arkasında bir meclis çoğunluğu yok.

Yine de, 2. Halk oylaması yönünde bir eğilimin yavaş yavaş belirginleşmeye başladığı söylenebilir. Theresa May’in Brexit anlaşması Parlamento’dan geçemezse, bu eğilimin ivme kazanması beklenebilir.

Theresa May’in son bir hamleyle Kuzey İrlanda yönetimine İrlanda Cumhuriyeti ile Kuzey İrlanda arasındaki sınırı açık tutabilmek için anlaşmaya konan ‘Backstop’ (sınırı geçici olarak İngiltere ile Kuzey İrlanda arasındaki denize çekmek) çözümünü, süre uzarsa veto etme hakkını tanıması da pek bir etki yapacak gibi görünmüyor.

Birincisi İrlanda yönetimi iki yıl önce Sinn Fein (İrlanda’nın birliğinden yana olan Katolik cumhuriyetçiler) ile DUP (İngiltere ile birlikten yana olan Protestanlar) arasındaki anlaşmazlıktan dolayı çökmüştü. İrlanda yönetiminde, hem May’in vermeyi düşündüğü veto gücünü kullanacak bir yönetim yok hem de “Backstop” konusunda Sinn Fein ile DUP arasında önemli farklar var.

May’in anlaşmasının onaylanması, imkansız olmasa da hemen hemen olanaksız görünüyor. Aynı anda 50. Madde ile başlayan süreç hızla tükeniyor, anlaşma yapmadan AB’den çıkma kabusu gündemde kalmaya devam ediyor. May’in giderek kontrolü elinden kaçırmaya başladığı görülüyor.

May kontrolü o derecede kaybetmiş olmalı ki, Pazar günü The Times, iki partiden milletvekillerinden oluşan bir grubun, Brexit sürecinin kontrolünü May’in elinden tamamen olarak meclisin inisiyatifine vermeye yönelik bir “İngiliz usulü” darbe hazırlığı içinde olduğunun ortaya çıktığını ileri sürüyordu.

ETİKERLER
BENZER İÇERİKLER
Yorum Yap